<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Mesut Ersoy</title>
	<atom:link href="https://www.drmesutersoy.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.drmesutersoy.com</link>
	<description>Bursa Biorezonans - Kilo Verme - Sigara Bağımlılığı - Alkol Bağımlılığı - Estetik Uygulamalar - Ozon Tedavi - Ozon Sauna</description>
	<lastBuildDate>Wed, 03 Dec 2025 06:42:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.2</generator>

<image>
	<url>https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/06/cropped-269770269_232162772268125_3034352109263669994_n-32x32.jpg</url>
	<title>Dr. Mesut Ersoy</title>
	<link>https://www.drmesutersoy.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eksozom &#8211; Hücrelerarası Posta Servisi</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/eksozom-nedir/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/eksozom-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 14:26:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DRMESUTERSOY]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom]]></category>
		<category><![CDATA[eksozom tedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1767</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<h1 class="wp-block-heading">🧬EKSOZOM &#8211; Hücrelerarası Posta Servisi</h1>
<h1 class="wp-block-heading">Eksozom Uygulaması Nedir?</h1>
<h3 class="wp-block-heading">Hücreler Arası Yenilenmeyi Destekleyen Doğal İletişim Mekanizması</h3>
<p><strong>Eksozom uygulaması</strong>, vücuttaki hücrelerin birbirine gönderdiği mikroskobik biyolojik sinyallerin terapötik amaçlarla kullanılmasını sağlayan modern bir yenilenme yaklaşımıdır.<br />Eksozomlar; proteinler, lipitler ve yenileyici genetik mesajlar taşıyan nano boyutlu keseciklerdir. Hücreler arası iletişimi düzenleyerek onarım, yenilenme ve denge süreçlerine katkı sağlar.</p>
<p>Bu nedenle <strong>eksozom tedavisi</strong>, son yıllarda hem cilt gençleştirme hem de saç dökülmesi gibi alanlarda sık tercih edilen bir destek uygulaması haline gelmiştir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1769" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/1111-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/1111-300x300.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/1111-150x150.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/1111-768x768.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/1111.jpg 1024w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">🔍 Eksozomlar Nasıl Çalışır?</h1>
<p>Eksozomlar, hücrelerin taşıdığı biyolojik mesajları hedef hücrelere iletir.<br />Bu sayede:</p>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li>Hücre yenilenmesi ve doku onarımı desteklenir</li>
<li>İnflamasyon dengelenebilir</li>
<li>Hücre metabolizması düzenlenebilir</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Eksozom tedavisi; kök hücre uygulamalarının risklerini taşımadan, aynı yenilenme sinyallerini daha güvenli bir şekilde iletebilmesi açısından dikkat çeker.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter size-medium wp-image-1770" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/2222-300x125.jpg" alt="" width="300" height="125" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/2222-300x125.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/2222-768x320.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/12/2222.jpg 958w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">⭐ Eksozom Tedavisinin Faydaları</h1>
<h2 class="wp-block-heading"><strong>1) Cilt Gençleştirme ve Anti-Aging Etkisi</strong></h2>
<p>Eksozom cilt uygulamaları, doğal yenilenme sürecini destekleyerek:</p>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li>Kollajen ve elastin üretiminin artmasına katkı sağlayabilir</li>
<li>Ciltteki ince çizgi ve kırışıklıkları hafifletebilir</li>
<li>Cilt dokusunu daha aydınlık, daha sıkı ve daha canlı gösterir</li>
<li>İltihabı azaltmaya yardımcı olur</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Bu nedenle eksozom uygulaması, <strong>cilt gençleştirme tedavileri</strong> arasında giderek daha fazla tercih edilmektedir.</p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h2 class="wp-block-heading"><strong>2) Saç Güçlendirme ve Dökülme Yönetimi</strong></h2>
<p>Eksozom saç uygulamaları, saç köklerini destekleyen sinyalleri ileterek:</p>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li>Saç foliküllerinin güçlenmesine yardımcı olabilir</li>
<li>Büyüme fazına geçişi destekleyebilir</li>
<li>Saç tellerini daha kalın ve sağlıklı hale getirebilir</li>
<li>Dökülme sürecinin dengelenmesine katkı sağlayabilir</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Yenileyici sinyaller saç döngüsünün doğal ritmini desteklediği için özellikle <strong>saç dökülmesi yaşayan kişilerde</strong> etkili bir destek uygulamasıdır.</p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">💉 Eksozom Uygulaması Nasıl Yapılır?</h1>
<p>Eksozomlar, özel laboratuvarlarda saflaştırılarak elde edilir ve hedef bölgeye göre farklı yöntemlerle uygulanabilir:</p>
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Cilt İçin</strong></h3>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Mikroiğneleme / Altın iğne / Lazer</strong> sonrası topikal uygulama</li>
<li><strong>Mezoterapi</strong> yöntemiyle cilt altına ince uçlu enjeksiyon</li>
</ul>
</li>
</ul>
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Saç İçin</strong></h3>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li>Saç derisine <strong>mezoterapi</strong> yöntemiyle küçük noktasal uygulama yapılır.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Uygulama genellikle kısa sürer ve lokal anestezi kremiyle oldukça konforlu hale gelir.</p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">⏳ Eksozom Uygulamasının Etkisi Ne Zaman Görülür?</h1>
<p><strong>İlk haftalarda:</strong> Ciltte parlaklık ve tazelenme hissi görülebilir.</p>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li><strong>1–3 ay:</strong> Kollajen artışıyla beraber cilt yenilenmesi belirginleşir.</li>
<li><strong>Saçta 3–6 ay:</strong> Saç dökülmesinde azalma ve saç tellerinde güçlenme fark edilebilir.</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Etki süreci kişiye göre değişir; uygulama sayısı hekim değerlendirmesi ile belirlenir.</p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">⚠️ Eksozom Zararlı mı? Yan Etkiler ve Güvenlik</h1>
<p>Eksozomlar canlı hücre içermediği için güvenlik profili oldukça yüksektir.<br />Bununla birlikte uygulama sonrası görülebilecek hafif ve geçici etkiler şunlardır:</p>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li>Hafif kızarıklık</li>
<li>Minimal şişlik</li>
<li>Nadiren morarma</li>
<li>Hassasiyet</li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>Tüm uygulamalar <strong>steril koşullarda hekim tarafından</strong> yapılmalıdır.</p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">🛡️ Eksozom Tedavisinin Avantajları</h1>
<ul class="wp-block-list">
<li style="list-style-type: none;">
<ul class="wp-block-list">
<li>Yüksek biyo-uyumluluk</li>
<li>Hızlı iletim ve etkili sinyal taşınması</li>
<li>Düşük yan etki profili</li>
<li>Doğal yenilenme mekanizmasının desteklenmesi</li>
<li>Cilt ve saç için geniş kullanım alanı</li>
</ul>
</li>
</ul>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">❓ Sık Sorulan Sorular</h1>
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Eksozom tedavisi acı verir mi?</strong></h3>
<p>Hayır, lokal anestezik krem ile uygulama oldukça konforludur.</p>
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kaç seans gerekir?</strong></h3>
<p>Kişiye göre tek seans yeterli olabilir; bazı durumlarda ek seans önerilebilir.</p>
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Eksozom hamilelikte uygulanır mı?</strong></h3>
<p>Hamilelik ve emzirme dönemlerinde uygulanması önerilmez.</p>
<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sonuçlar kalıcı mı?</strong></h3>
<p>Cilt ve saç biyolojik döngülere sahiptir; etki süresi kişisel faktörlere bağlıdır.</p>
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity" />
<h1 class="wp-block-heading">📌 Bilgilendirme</h1>
<p><em>Bu içerik, sağlık hizmetlerinde bilgilendirme amacı taşır. Tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Uygulama kararı hekim değerlendirmesi ile kişiye özel olarak belirlenir.</em></p>
<p> </p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
</section>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/eksozom-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARABAŞ OTU</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/karabas-otu/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/karabas-otu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 09:04:21 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1760</guid>

					<description><![CDATA[Karabaş Otu (Lavandula stoechas): Sigara Bırakma, Bağımlılık ve Stres Yönetiminde Doğal Destek Karabaş otu (Lavandula stoechas), lavanta ailesine ait aromatik]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading"><strong>Karabaş Otu (Lavandula stoechas): Sigara Bırakma, Bağımlılık ve Stres Yönetiminde Doğal Destek</strong></h1>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" width="1024" height="1024" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/karabas.jpg" alt="" class="wp-image-1761" style="width:249px;height:auto" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/karabas.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/karabas-300x300.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/karabas-150x150.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/karabas-768x768.jpg 768w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Karabaş otu (Lavandula stoechas)</strong>, lavanta ailesine ait aromatik bir bitkidir. Yüzyıllardır sakinleştirici, nefes açıcı ve dengeleyici özellikleriyle kullanılmaktadır. Modern kullanımda özellikle <strong>sigara bırakma süreci</strong>, <strong>bağımlılık davranış yönetimi</strong> ve <strong>stres kontrolü</strong> gibi alanlarda dikkat çeker.</p>



<p>Bilimsel çalışmalar karabaş otunun nikotin bağımlılığını doğrudan azalttığını göstermese de, fizyolojik etkileri nedeniyle sürece <strong>dolaylı ve doğal bir destek</strong> sağlayabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Karabaş Otu Nedir?</strong></h2>



<p>Karabaş otu; mor-koyu tonlu çiçekleri, keskin aroması ve yüksek uçucu yağ içeriğiyle bilinen bir tür çalılı bitkidir.<br>Bitkide en çok öne çıkan bileşenler:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Linalool</strong></li>



<li><strong>Kamfen</strong></li>



<li><strong>1,8-sineol (ökaliptol)</strong></li>



<li><strong>Bornil asetat</strong></li>



<li><strong>Uçucu terpenoidler</strong></li>
</ul>



<p>Bu bileşenler, bitkinin rahatlatıcı, nefes açıcı ve zihinsel denge sağlayıcı etkilerinden sorumludur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>1. Sigara Bırakma Sürecinde Karabaş Otu Nasıl Destek Olur?</strong></h1>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>A) Nikotin yoksunluğuna bağlı stres ve huzursuzluğu azaltabilir</strong></h2>



<p>Sigara bırakan kişilerin en sık yaşadığı sorunlardan biri:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>sinirlilik</li>



<li>huzursuzluk</li>



<li>odaklanma güçlüğü</li>
</ul>



<p>Karabaş otu uçucu yağları bu dönemde <strong>doğal bir sakinlik hissi</strong> oluşturabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>B) Strese bağlı sigara isteğini hafifletir</strong></h2>



<p>Sigara içme davranışının önemli bir tetikleyicisi <strong>strestir</strong>.<br>Karabaş otunun rahatlatıcı kokusu:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>stres seviyesini azaltabilir</li>



<li>duygusal tetiklenmeleri hafifletebilir</li>



<li>yeniden sigara içme isteğini baskılayabilir</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>C) Koku alışkanlıklarını kırar</strong></h2>



<p>Sigara bağımlılığında <strong>koku hafızası</strong> güçlü bir tetikleyicidir.</p>



<p>Karabaş otunun keskin ve ferahlatıcı aroması:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>sigara kokusunu bastırır</li>



<li>alışılmış koku–davranış döngüsünü bozar</li>



<li>yeni, temiz bir “nefes ritüeli” oluşturmaya yardımcı olur</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>2. Bağımlılık Davranışı Üzerindeki Dolaylı Etkiler</strong></h1>



<p>Karabaş otu bağımlılığı tedavi eden bir ürün değildir, ancak davranışsal bileşenleri destekler:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>kaygı</strong> ve <strong>stres tepkilerini</strong> azaltır</li>



<li>“sigara içmezsem rahatlayamam” inancını zayıflatır</li>



<li>aromatik uyarı ile sakinleşme sağlar</li>



<li>zihin–beden farkındalığını artırır</li>
</ul>



<p>Bu etkiler, bağımlılık davranışının kırılmasına dolaylı olarak katkıda bulunabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>3. Kilo Kontrolü ve Tatlı İsteği Üzerindeki Etkiler</strong></h1>



<p>Sigara bırakan birçok kişi <strong>tatlı isteği</strong> ve <strong>atıştırma artışı</strong> yaşar.<br>Karabaş otu bu dönemde:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>sinir sistemini dengeleyerek duygusal yeme davranışını azaltabilir</li>



<li>sakinlik hissi ile tatlı krizlerini hafifletebilir</li>



<li>ferahlatıcı aromasıyla ağız meşguliyetine alternatif sunabilir</li>
</ul>



<p>Bu nedenle bitki, kilo kontrol sürecinde de doğal bir destek olarak değerlendirilebilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>4. Karabaş Otu Nasıl Kullanılır?</strong></h1>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Çay:</strong> Bitkinin çiçekleriyle hazırlanmış hafif bir çay tüketilebilir.</li>



<li><strong>Aroma / koklama:</strong> Kuru çiçeklerin koklanması bile rahatlatıcı etki gösterebilir.</li>



<li><strong>Kapsül formu:</strong> Standartize edilmiş ürünler kontrollü kullanım sağlar.</li>
</ul>



<p><strong>Tavsiye edilen kullanım miktarı:<br>Günde 1 fincan çay veya kısa süreli aromatik inhalasyon.</strong></p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>5. Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></h1>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Kan sulandırıcı ilaç kullananlar</strong> doktora danışmalıdır.</li>



<li>Hamileler ve emzirenler hekim görüşü almadan kullanmamalıdır.</li>



<li>Çok yoğun, yüksek doz veya uzun süreli kullanım önerilmez.</li>



<li>Yoğun uçucu yağ içerdiği için aşırı tüketim baş ağrısı yapabilir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: Karabaş Otu Sigara Bırakma ve Stres Yönetiminde Doğal Bir Destektir</strong></h1>



<p>Karabaş otu; sigara bırakma sürecinde görülen stres, huzursuzluk, koku tetiklenmeleri ve tatlı isteğinin kontrolünde <strong>doğal, güvenli ve tamamlayıcı</strong> bir seçenek olabilir.<br>Tedavinin yerini tutmaz ancak sürecin konforunu artırabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/karabas-otu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kakule</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/kakule/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/kakule/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 08:39:43 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1755</guid>

					<description><![CDATA[Kakule (Elettaria cardamomum) Sigara Bırakma, Bağımlılık ve Kilo Verme Sürecinde Doğal Bir Destek Sigara bırakma sürecinde birçok kişi&#160;ağız alışkanlığı,&#160;stres,&#160;tatlı isteği,&#160;iştah]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading"></h1>



<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter  wp-image-1756" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/dcc674f0-9133-485b-a8ba-fccaa8ecd294-200x300.png" alt="" width="162" height="243" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/dcc674f0-9133-485b-a8ba-fccaa8ecd294-200x300.png 200w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/dcc674f0-9133-485b-a8ba-fccaa8ecd294-683x1024.png 683w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/dcc674f0-9133-485b-a8ba-fccaa8ecd294-768x1152.png 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2025/11/dcc674f0-9133-485b-a8ba-fccaa8ecd294.png 1024w" sizes="(max-width: 162px) 100vw, 162px" />Kakule (Elettaria cardamomum) </strong></p>



<p><strong>Sigara Bırakma, Bağımlılık ve Kilo Verme Sürecinde Doğal Bir Destek</strong></p>



<p>Sigara bırakma sürecinde birçok kişi&nbsp;<strong>ağız alışkanlığı</strong>,&nbsp;<strong>stres</strong>,&nbsp;<strong>tatlı isteği</strong>,&nbsp;<strong>iştah artışı</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>kilo alımı</strong>&nbsp;ile mücadele eder. Bu dönemde bazı doğal destekler kişinin süreci daha konforlu atlatmasına yardımcı olabilir.&nbsp;<strong>Kakule (Elettaria cardamomum)</strong>, Zencefilgiller familyasına ait aromatik bir bitki olarak bu noktada dikkat çeken seçeneklerden biridir.</p>



<p>Bilimsel çalışmalar kakulenin doğrudan nikotin bağımlılığını azalttığını göstermemiş olsa da, aromatik bileşenleri sayesinde&nbsp;<strong>sigara bırakma</strong>,&nbsp;<strong>bağımlılık davranışı yönetimi</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>kilo kontrolü</strong>&nbsp;süreçlerinde dolaylı faydalar sağlayabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kakule Nedir? (Elettaria cardamomum)</strong></h2>



<p>Kakule; ferah aroması, uçucu yağları ve sindirimi destekleyen özellikleriyle bilinen bir bitkidir. İçeriğindeki başlıca bileşenler:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>1,8-sineol</strong></li>



<li><strong>cineol</strong></li>



<li><strong>terpenler</strong></li>



<li><strong>limonen</strong></li>



<li><strong>borneol</strong></li>
</ul>



<p>Bu bileşenler kakuleye hem keskin bir aroma hem de fizyolojik etkiler kazandırır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>1. Sigara Bırakma Sürecinde Kakulenin Destekleyici Etkileri</strong></h1>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Ağız–beyin alışkanlığını yönetir</strong></h3>



<p>Sigara bağımlılığının temel bileşenlerinden biri de&nbsp;<strong>oral alışkanlıktır</strong>. Sigara içme davranışının büyük kısmı ağız–el meşguliyetinden gelir.<br>Kakule çiğnemek:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>ağız–el bağımlılık döngüsünü meşgul eder</li>



<li>“sigara arama davranışını” azaltabilir</li>



<li>ağız boşluğu hissini doldurarak yoksunluk stresini hafifletebilir</li>
</ul>



<p>Bu durum davranış biliminde&nbsp;<strong>behavioral substitution</strong>&nbsp;olarak bilinir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Ağız tadını ve nefesi tazeler</strong></h3>



<p>Sigara bırakanlarda:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>metalik tat</li>



<li>ağız kokusu</li>



<li>tat bozukluğu</li>
</ul>



<p>sık görülür. Kakule içindeki uçucu yağlar tükürük salgısını artırarak bu şikâyetleri hafifletebilir. Bu durum sigara isteğini tetikleyen “ağız tadı kötüleşti, bir sigara içsem geçer” düşüncesini kırmaya yardımcı olabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Stresi hafifletebilir</strong></h3>



<p>Bazı küçük çalışmalar kakule aromasının:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>kalp atım hızını düşürdüğünü</li>



<li>rahatlama hissi oluşturduğunu</li>
</ul>



<p>bildirmiştir. Sigara bırakma sürecinde stres, yeniden başlama riskini artıran en güçlü faktörlerden biridir. Kakule bu stresin yönetilmesine katkı sağlayabilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>2. Bağımlılık Davranışı Üzerine Etkileri</strong></h1>



<p>Kakule nikotin reseptörlerini etkilemez; dolayısıyla&nbsp;<strong>bağımlılığı doğrudan azaltan bir tedavi değildir</strong>.<br>Ancak bağımlılığın&nbsp;<strong>davranışsal</strong>&nbsp;ayağında güçlü bir destek sunabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Bağımlılık davranışı yönetiminde kakule neden faydalı olabilir?</strong></h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ağız meşguliyetini sağlar</li>



<li>Atıştırmalık eğilimini azaltır</li>



<li>Tetikleyici koku–tat uyaranlarını baskılar</li>



<li>Ferahlık hissiyle stres kaynaklı sigara isteğini kırabilir</li>
</ul>



<p>Bağımlılık tedavilerinde küçük çevresel destekler, ana tedavinin etkinliğini artırmada önemli rol oynar.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>3. Kilo Verme ve İştah Kontrolünde Kakule</strong></h1>



<p>Sigara bırakan kişilerde&nbsp;<strong>kilo alımı</strong>&nbsp;yaygın olarak görülür. Bunun sebebi:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>leptin–ghrelin dengesinin bozulması (iştah artışı)</li>



<li>ağız alışkanlığının atıştırmaya kayması</li>



<li>tatlı isteğinin belirgin artmasıdır</li>
</ul>



<p>Kakule bu dönemde şu açılardan destek olabilir:</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Tatlı isteğini azaltabilir</strong></h3>



<p>Kakule aroması, özellikle tatlı krizlerini baskılamada etkilidir. Ferahlık hissi, tatlı isteğinin yoğunluğunu düşürür.<br>Bu etki, hem kilo kontrolü hem de sigara bırakma sürecinde avantaj sağlar.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sindirim sistemini rahatlatır</strong></h3>



<p>Kakule; şişkinlik, hazımsızlık ve midede rahatsızlık hissini azaltabilir. Bu etkiler, diyet sürecine uyumu kolaylaştırır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>4. Kakule Nasıl Kullanılır?</strong></h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Günde&nbsp;<strong>2–3 adet kakule tohumu</strong>&nbsp;çiğnenebilir.</li>



<li>Kabuğu açılıp içindeki küçük aromatik taneler ağızda bekletilebilir.</li>



<li>Etki genellikle 1–2 dakika içinde ferahlık şeklinde hissedilir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>5. Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hamilelerin ve emzirenlerin doktoruna danışması önerilir.</li>



<li>Safra taşı, aktif ülser veya ileri gastriti olanlar dikkatli kullanmalıdır.</li>



<li>Günlük aşırı tüketim mide hassasiyeti yapabilir.</li>
</ul>



<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<h1 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç: Kakule Sigara Bırakma ve Kilo Yönetiminde Faydalı Bir Doğal Destek Olabilir</strong></h1>



<p>Kakule; sigara bırakma, bağımlılık davranışı yönetimi ve kilo kontrol sürecinde&nbsp;<strong>tedavi yerine geçen bir ürün olmasa da</strong>:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>ağız alışkanlığını dengelemesi</li>



<li>tat ve koku tetikleyicilerini azaltması</li>



<li>tatlı isteğini baskılaması</li>



<li>stres ve huzursuzluğu hafifletmesi</li>



<li>sayesinde süreci daha konforlu ve sürdürülebilir hâle getirebilen doğal bir destek olarak öne çıkmaktadır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/kakule/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saç PRP Uygulaması</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/sac-prp-uygulamasi/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/sac-prp-uygulamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 17:00:17 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1602</guid>

					<description><![CDATA[Saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda sık görülen ve yaşam kalitesini etkileyen bir durumdur. Günümüzde saç dökülmesi tedavisinde birçok]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Saç dökülmesi hem erkeklerde hem de kadınlarda sık görülen ve yaşam kalitesini etkileyen bir durumdur. Günümüzde saç dökülmesi tedavisinde birçok yöntem bulunmakla birlikte, Plateletten Zengin Plazma (PRP) uygulaması bilimsel temellere dayanan ve umut vadeden bir seçenektir.</p>



<p><strong>PRP Nedir ve Nasıl Etki Eder?</strong><br>PRP, kişinin kendi kanından elde edilen ve büyüme faktörleri açısından zengin bir plazma ürünüdür. Kanımızda bulunan plateletler (trombositler), hasarlı dokuların onarılmasında ve yeni doku oluşumunda kilit rol oynayan çeşitli büyüme faktörleri içerir. Saç PRP uygulamasında da bu prensipten faydalanılır.</p>



<p><strong>Uygulama aşamaları</strong></p>



<p>Kan Alımı: Kişiden az miktarda kan alınır (yaklaşık 10-20 ml).<br>Santrifüj İşlemi: Alınan kan özel bir santrifüj cihazında işlenerek kanın farklı bileşenlerine ayrışması sağlanır. Bu işlem sonucunda plateletlerden zengin plazma elde edilir.<br>PRP Enjeksiyonu: Elde edilen PRP, saç dökülmesi yaşanan veya saçların güçlendirilmek istendiği saç derisi bölgelerine ince iğnelerle enjekte edilir.</p>



<p><br>Enjekte edilen büyüme faktörleri, saç foliküllerini (saç köklerini) uyararak şu etkileri sağlar:<strong>Saç Büyümesinin Uyarılması:</strong> Uyuyan veya zayıflamış saç köklerini aktive ederek yeni saç büyümesini tetikler.<br><strong>Saç Kalitesinin Artırılması</strong>: Mevcut saçların daha kalın, daha güçlü ve daha parlak olmasını destekler.<br><strong>Saç Dökülmesinin Azaltılması:</strong> Saç dökülmesini yavaşlatmaya veya durdurmaya yardımcı olabilir.<br><strong>Kan Dolaşımının İyileştirilmesi</strong>: Saç derisindeki kan akışını artırarak saç köklerinin daha iyi beslenmesini sağlar.</p>



<p><br><strong>Kimler İçin Uygundur?</strong></p>



<p><br>Saç PRP uygulaması genellikle şu durumlar için değerlendirilebilir:</p>



<p><strong>Androgenetik Alopesi (Erkek Tipi Saç Dökülmesi):</strong> Özellikle dökülmenin erken evrelerinde ve saç köklerinin tamamen ölmediği durumlarda etkili olabilir.</p>



<p><strong>Kadın Tipi Saç Dökülmesi:</strong> Kadınlarda görülen yaygın saç seyrelmelerinde faydalı olabilir.</p>



<p><strong>Saç Ekiminden Sonra Destek Tedavisi: </strong>Saç ekimi sonrası ekilen greftlerin (saç köklerinin) tutunmasını ve büyümesini desteklemek amacıyla kullanılabilir.</p>



<p><strong>Saç Kalitesini Artırmak İsteyenler:</strong> Daha sağlıklı, canlı ve güçlü saçlara sahip olmak isteyenler için bir seçenek olabilir.</p>



<p><strong>Uygulama Süreci ve Beklentiler</strong></p>



<p>PRP uygulaması genellikle birkaç seanstan oluşur. Seans sayısı ve sıklığı kişinin saç dökülmesinin şiddetine ve doktorun değerlendirmesine göre belirlenir. Genellikle başlangıçta ayda bir kez olmak üzere 3-4 seans uygulanır, ardından idame seansları gerekebilir.</p>



<p>Uygulama sonrası hafif kızarıklık, şişlik veya hassasiyet görülebilir, ancak bu etkiler genellikle kısa sürede geçer. İşlem sonrası günlük aktivitelere hemen dönülebilir.</p>



<p>PRP tedavisinin sonuçları kişiden kişiye değişmekle birlikte, ilk etkiler genellikle birkaç ay içinde görülmeye başlar. Tam sonuçlar için tedavinin düzenli olarak sürdürülmesi önemlidir. Unutulmamalıdır ki PRP, mevcut saç köklerini güçlendiren ve yeni saç büyümesini destekleyen bir yöntemdir; tamamen kaybolmuş saç köklerini geri getirme yeteneği sınırlıdır.</p>



<p>Saç PRP uygulaması, saç dökülmesi tedavisinde bilimsel olarak desteklenen ve doğal bir yöntemdir. Kendi kanınızdan elde edilen büyüme faktörleriyle saç köklerinizi besleyerek saçlarınızın sağlığını ve görünümünü iyileştirmeyi hedefler.</p>



<p>Saç dökülmesi konusunda endişeleriniz varsa veya PRP uygulamasının sizin için uygun olup olmadığını merak ediyorsanız, detaylı bir değerlendirme ve ücretsiz ön görüşme için <a href="https://www.drmesutersoy.com/bize-ulasin/">Bursa-Beşevler&#8217;de bulunan kliniğimize kahve içmeye bekliyoruz.</a></p>



<p>Dr.Mesut ERSOY</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/sac-prp-uygulamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Botoks Uygulamaları</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/botoks-uygulamalari/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/botoks-uygulamalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Jun 2025 09:39:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hizmetlerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1539</guid>

					<description><![CDATA[Botoks Uygulamaları: Genç ve Dinamik Bir Görünüm İçin Güvenilir Çözüm Yaşla birlikte yüzümüzde oluşan ince çizgiler ve kırışıklıklar zamanla daha]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Botoks Uygulamaları: Genç ve Dinamik Bir Görünüm İçin Güvenilir Çözüm</strong></p>
<p>Yaşla birlikte yüzümüzde oluşan ince çizgiler ve kırışıklıklar zamanla daha belirgin hale gelerek ifademizi yorgun veya kızgın gösterebilir. Günümüzün en popüler ve etkili estetik uygulamalarından biri olan <strong>Botoks</strong>, mimik çizgilerinin giderilmesinde ve çok daha genç, dinamik bir görünüm elde edilmesinde güvenilir bir çözümdür.</p>
<p><strong>Botoks Nedir ve Nasıl Etki Eder?</strong></p>
<p>Botoks uygulamasında kullanılan madde, <strong>Clostridium botulinum</strong> adlı bakteri tarafından salgılanan saflaştırılmış bir proteindir. Bu protein, sinir uçlarından salgılanan ve kas kasılmasını sağlayan <strong>asetilkolin</strong> adlı maddenin salınımını geçici olarak bloke ederek uygulanan bölgedeki kasın fonksiyonunu azaltır veya yok eder.</p>
<p>Botoks ile amaçlanan, mimik kaslarının kasılmasıyla oluşan <strong>dinamik kırışıklıkların</strong> azalmasıdır. Ancak dinlenme halinde mevcut olan derin çizgiler için etkisi daha sınırlıdır. Kaslardaki gevşeme genellikle <strong>3 ila 6 ay</strong> kadar sürebilir; dolayısıyla etkinin devamı için düzenli aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir.</p>
<p>Botoks, hedeflenen kaslara uygulandıktan sonra etkisinin <strong>3-5 gün içinde</strong> ilerleyici bir şekilde artması ve <strong>10-12 gün içinde</strong> tamamlanması beklenir. Bu süre boyunca uygulama yapılan bölgelerde hafif <strong>asimetriler</strong> fark edebilirsiniz; ancak ilaç etkisini gösterdikçe bu durum kendiliğinden düzelecektir.</p>
<p><strong>Önemli Not</strong></p>
<p>Botoks bir mucize değildir ve yüzde kalıcı bir değişiklik yapmaz. Amacı, yüzü 20 yıl önceki görünümüne döndürmek değil, belirli bölgelerdeki kırışıklıklarda <strong>geçici bir düzelme</strong> sağlamaktır. Uygulama esnasında bu mimik kasları geçici olarak çalıştırılamaz. Bu nedenle, şaşkınlık ve kızgınlık ifadeleri başta olmak üzere yüzdeki bazı sevinç ve üzüntü ifadelerinin bir kısmında kısıtlanma olabilir.</p>
<p><strong>Botoks Hangi Bölgelere Uygulanır?</strong></p>
<p>Botoks uygulaması geniş bir yelpazede kullanılabilir ve en sık tercih edilen bölgeler şunlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Alın bölgesindeki yatay çizgiler</strong></li>
<li><strong>İki kaş arasında yer alan ve çatık kaş görünümüne yol açan çizgiler</strong></li>
<li><strong>Her iki kaş yan taraflarının yukarı kaldırılması (kaş kaldırma)</strong></li>
<li><strong>Her iki göz yan tarafında yer alan &#8220;kaz ayakları&#8221; olarak bilinen çizgiler ve kırışıklıklar</strong></li>
<li><strong>Alt göz kapağındaki çizgiler ve kısık göz şikayetinin düzeltilmesi</strong></li>
<li><strong>Burun ucunun kaldırılması (burun botoksu)</strong></li>
<li><strong>Gülerken üst diş etinin görünmesi (gummy smile tedavisi)</strong></li>
<li><strong>Üst ve alt dudaktaki dikey çizgiler (sigara içimi çizgileri veya barkod çizgileri)</strong></li>
<li><strong>Dudak köşelerinin yukarıya kaldırılması</strong></li>
<li><strong>Alt dudak ile çene arasındaki yatay çizgi</strong></li>
<li><strong>Çene cildinin daha pürüzsüz hale getirilmesi, portakal kabuğu görünümünün düzeltilmesi</strong></li>
<li><strong>Diş sıkma, gıcırdatma (masseter botoksu)</strong></li>
<li><strong>Boyundaki yatay çizgilerin ve dikey bantların tedavisi (Nefertiti Lift)</strong></li>
<li><strong>Eller, ayaklar, yüz ve koltuk altındaki aşırı terlemenin tedavisi (hiperhidroz)</strong></li>
</ul>
<p><strong>Uygulama Süreci ve Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p><strong>Uygulama Süreci</strong></p>
<p>Botoks uygulaması, oldukça hızlı ve konforlu bir işlemdir:</p>
<ul>
<li>Tedavi bölgesi işlem öncesinde temizlenerek <strong>lokal anestezi etkisi gösteren krem</strong> uygulanır.</li>
<li>Botoks, çok ince uçlu özel iğneler ile birkaç noktadan kas içine enjekte edilir.</li>
<li>Botoks genellikle alerjik bir reaksiyona neden olmaz ve rutin alerji testi yapılmasına gerek yoktur. Ancak çok nadiren enjeksiyon bölgesinde hafif hassasiyet veya reaksiyonlar görülebilir.</li>
<li>Uygulama esnasında hastayı rahatsız eden belirgin bir ağrı şikayeti oluşmaz.</li>
<li>Tüm uygulama yaklaşık <strong>10-15 dakika</strong> sürer.</li>
<li><strong>Gebelik ihtimaliniz varsa veya emziriyorsanız Botoks yaptırmamalısınız.</strong></li>
</ul>
<p><strong>Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler</strong></p>
<p>Uygulamanın başarısı ve olası yan etkilerin önlenmesi için aşağıdaki talimatlara dikkat etmeniz önemlidir:</p>
<ul>
<li><strong>İlk 2 saat içinde</strong> Botoks enjeksiyonu yapılan yüz kasları çalıştırılmalıdır (kaşlar yukarı kaldırılmalı, kızar gibi yapılmalı veya gözler kısılmalıdır). Bu işlem, botulinum toksininin uygulanan kaslara daha iyi yayılmasına ve etkinliğini artırmasına yardımcı olacaktır.</li>
<li>Yüzde oluşabilecek ödem, kızarıklık ve morluğu azaltmak amacıyla tedaviden hemen sonra başlayarak <strong>her 2 saatte bir 15 dakika süreyle</strong> havluya sarılmış buz paketi ile yüze soğuk kompres yapılmalıdır. Buz uygulamasına <strong>ilk 24 saat boyunca</strong> devam edilmelidir. Tüm bu önlemlere rağmen yüzde morluk oluşabilir; ancak bu morluk kendiliğinden kaybolacaktır.</li>
<li>Hekimin uygun görmesi halinde yüzdeki ödem, kızarıklık ve morluğun tedavisi için çeşitli krem ve oral ilaçlar kullanılabilir. <strong>Hekime danışmadan yüze herhangi bir krem sürülmemeli ve oral ilaç kullanılmamalıdır.</strong></li>
<li><strong>İlk 4 saat</strong> yüz üstü yatılmamalıdır. İlk gece yüksek bir yastık ile sırt üstü yatmak daha uygun olacaktır.</li>
<li><strong>İlk 24 saat içinde</strong> yüz ovuşturulmamalı, yüze makyaj veya masaj yapılmamalı, saçlar boyatılmamalı ve kaşlar aldırılmamalıdır.</li>
<li><strong>İlk 24 saat içinde</strong> yüzde kızarıklık ve ödeme yol açabileceğinden sıcak banyo ve duş yapılmamalı, hamama, solaryuma girilmemeli ve yoğun güneşten kaçınılmalıdır.</li>
<li><strong>İlk 24 saat içinde</strong> kan basıncını artırarak yüzde kızarıklık ve ödeme neden olabilecek ağır ve yoğun spor, vücut geliştirme, pilates ve yoga gibi aktivitelerden kaçınılmalıdır.</li>
<li><strong>İlk 3 gün boyunca</strong> enfeksiyon riski nedeniyle havuza girilmemelidir.</li>
<li><strong>İlk 3 gün boyunca</strong> alkol, sigara, aspirin, ağrı kesiciler (ibuprofen, naproksen), kan sulandırıcı ilaçlar (kumadin, warfarin, klopidogrel), yeşil çay, sarımsak, balık yağı, C vitamini, E vitamini, niyasin, ginkgo, ginseng, ekinezya ve yüksek oranda şeker, sodyum, kafein içeren gıdalar alınmamalıdır.</li>
<li><strong>İlk 1 hafta boyunca</strong> yüze cilt bakımı ve peeling yapılmamalıdır.</li>
<li>Botulinum toksin enjeksiyonu yapıldıktan sonra aynı bölgeye mezoterapi, PRP, HIFU (High Intensity Focused Ultrasound), lazer ve radyofrekans gibi yöntemlerin uygulanması, botulinum toksininin etki süresini kısaltacağından hekimin onayı olmadan bu uygulamalar yaptırılmamalıdır.</li>
<li>Vitamin ve takviye tablet kullanımları Botoks&#8217;un etki süresini kısaltabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Botoks Uygulamalarının Riskleri ve Olası Yan Etkileri Nelerdir?</strong></p>
<p>Botoks, estetik amaçlı olarak 15 yıldır, kas hastalıklarında ise çok daha uzun süredir güvenle kullanılmaktadır. Bu süreler içinde Botoks&#8217;un yaygın ve kalıcı yan etkileri saptanmamıştır. Amerikan İlaç Araştırma Dairesi <strong>FDA&#8217;nın</strong> da onayladığı Botoks, tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Olası Geçici Yan Etkiler:</strong></p>
<ul>
<li><strong>Göz Kapağı Düşüklüğü (Pitozis):</strong> Özellikle kaş arası ve alın bölgesine yapılan uygulamalarda nadiren görülebilir. Oluşması durumunda genellikle birkaç gün ila birkaç hafta içinde kendiliğinden düzelir. Gerekli görülürse, doktorunuz tarafından bu durumu hafifletmeye yönelik ek uygulamalar yapılabilir.</li>
<li><strong>Çiğneme Güçlüğü:</strong> Masseter botoksu (diş sıkma tedavisi) sonrasında bazı hastalarda hafif ve geçici çiğneme güçlüğü yaşanabilir. Bu durum genellikle birkaç gün ila bir hafta içinde kendiliğinden geçer. Bu süre zarfında daha yumuşak gıdalar tüketmek rahatlamanıza yardımcı olabilir.</li>
<li><strong>Diğer Geçici Etkiler:</strong> Enjeksiyon bölgesinde hafif kızarıklık, morluk veya şişlikler sıklıkla görülür ve genellikle birkaç gün içinde kaybolur. Nadiren hafif baş ağrısı da yaşanabilir ve genellikle kısa sürelidir.</li>
</ul>
<p>Çok nadir görülen ancak yutma veya nefes almada güçlük gibi ciddi yan etkiler görülebilir. Bu durumda derhal doktorunuza bilgi vermelisiniz.</p>
<p>Burada belirtilen süreler genel tahminlerdir ve her bireyin vücut tepkisi farklı olabileceği için bu süreler değişiklik gösterebilir. Uygulama sonrası herhangi bir endişe verici durumda doktorunuzla iletişime geçmeniz önemlidir.</p>
<p><strong>Kliniğimizde Botoks Uygulamaları</strong></p>
<p>Kliniğimizde yapılan estetik işlemler; Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı <strong>medikal estetik sertifikasına sahip Dr. Mesut Ersoy</strong> tarafından gerçekleştirilmektedir.</p>
<p>Amacımız, sadece kırışıklıkları gidermek değil, aynı zamanda <strong>doğal bir görünüm sağlamak, yüz ifadenizi korumak ve gençleşirken kendinize olan güveninizi artırmaktır.</strong> Uygulama öncesinde detaylı bir muayene ve danışmanlık süreciyle beklentileriniz değerlendirilir ve size özel en uygun tedavi planı oluşturulur.</p>
<p>Siz de daha genç, dinamik ve dinlenmiş bir görünüme kavuşmak isterseniz, Botoks uygulamaları hakkında daha fazla bilgi almak ve <strong>Bursa Beşevler&#8217;de bulunan kliniğimizde randevu oluşturmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/botoks-uygulamalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygusal Yeme</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/duygusal-yeme/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/duygusal-yeme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Nov 2023 09:13:06 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1484</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>           DUYGUSAL YEME</strong></p>
<p style="text-align: left;">             Duygusal yeme davranışı fiziksel bir açlıktan ziyade genellikle stress, üzüntü, sevinç, korku, yalnızlık, can sıkıntısı gibi duygularla tetiklenen bir yemek yeme isteği, yeme davranışıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Kötü bir haber aldığınızda, kendinizi yalnız, gergin ve çaresiz hissettiğinizde buzdolabını kurcalayıp tatlı, çikolata ya da dondurma arıyor musunuz? Cevabınız evetse muhtemelen siz de duygusal açlık yaşayanlardansınız.</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1488 alignleft" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/2-300x300.jpg" alt="" width="181" height="181" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/2-300x300.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/2-1024x1024.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/2-150x150.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/2-768x768.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/2.jpg 1080w" sizes="(max-width: 181px) 100vw, 181px" />Duygusal açlık hissi genellikle çok hızlı bir şekilde ortaya çıkar. Fiziksel açlıkta ise bu süreç biraz yavaş işlemektedir. Öncelikle vücudunuzun yemeye ihtiyacı olduğunda ilk olarak midenizde hafif bir kasılma hissedersiniz, devamında ise guruldamalar başlar. Bu sürecin sonunda da açlık hissini daha yoğun hissetmeye başlarsınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1489 alignleft" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/3-300x300.jpg" alt="" width="181" height="181" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/3-300x300.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/3-1024x1024.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/3-150x150.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/3-768x768.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/3.jpg 1080w" sizes="(max-width: 181px) 100vw, 181px" />Duygusal açlıkta genellikle tatlı, çikolata, dondurma gibi şekerli ve yağlı gıdalar tercih edilir. Fiziksel açlıkta ise vücudun ihtiyacını karşılamak için ne olursa olsun yiyecek bir durumda olursunuz. Normalde çok fazla çok fazla sevmeseniz, tercih etmeseniz de kendinizi o yiyeceği yerken bulabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-1490 alignleft" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/4-300x300.jpg" alt="" width="180" height="180" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/4-300x300.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/4-1024x1024.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/4-150x150.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/4-768x768.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/4.jpg 1080w" sizes="(max-width: 180px) 100vw, 180px" />Fiziksel açlık sonrasında bir şeyler yediğinizde doyduğunuzu hissedersiniz. Duygusal açlıkta ise yedikçe yiyesiniz gelir, normalden çok daha fazla yersiniz. Hatta yemeyi bıraktıktan kısa bir süre sonra tekrar acıkma hissiyle bir şeyler yemek istersiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-1491 alignleft" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/5-300x300.jpg" alt="" width="180" height="180" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/5-300x300.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/5-1024x1024.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/5-150x150.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/5-768x768.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/11/5.jpg 1080w" sizes="(max-width: 180px) 100vw, 180px" />Fiziksel açlıkta açlığınızı bastırdıktan sonra kendinizi daha dinç ve enerjik hissedersiniz. Çünkü vücudunuz ihtiyacı olan enerjiye kavuşmuştur. Duygusal açlıkta ise bir süre sonra yorgunluk ve suçluluk duygusu hissetmeye başlarsınız. Çünkü sorun vücudun enerji ihtiyacından çok sizin duygusal olarak kendinizi iyi hissetmemeniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: revert; color: initial;">             Duygusal yeme alışkanlığınız eğer kontrolsüz, sağlıksız ve sürekli bir hal alacak olursa; bir süre sonra bu beslenme tarzı kilo almanıza, kilo aldıkça kendinizi daha kötü ve mutsuz hissetmenize, kendinizi mutsuz hissettikçe de daha çok duygusal yeme şeklinde bir kısır döngüye girecektir.</span></p>
<p>            Eğer kendi başınıza bu kısır döngüden çıkmakta zorlanıyorsanız profesyonel bir destek alarak bu döngüden çıkabilirsiniz. Duygusal yeme alışkanlığınızın ortadan kalkması zamanla kilo vermenize, kilo vermeniz daha iyi ve mutlu hissetmenize, mutlu hissetmeniz de duygusal yeme alışkanlığınızdan daha kolay kurtulmanızı sağlayacaktır.</p>
<p> Duygusal yeme bozukluğu olan danışanlarımıza Biofeedback/Biorezonans uygulaması ile &#8220;Bach Terapileri&#8221; yaparak kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayarak duygusal yeme ataklarınızın önlenmesine destek oluyoruz.</p>
<p> Uyguladığımız yöntem ile hem ruhsal açıdan kendinizi daha iyi hissediyorsunuz, hem de vücuda zararlı olan işlenmiş gıda, karbonhidrat, şeker gibi kilo alımına neden olan gıdalara karşı iştah kontrolü sağlıyoruz.</p>
<p> Detaylı bilgi ve “ÜCRETSİZ” ön görüşme randevusu için Bursa-Beşevler’de bulunan kliniğimize bekliyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div></section>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/duygusal-yeme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigaraya Ne Kadar Bağımlısınız?</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/sigaraya-ne-kadar-bagimlisiniz/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/sigaraya-ne-kadar-bagimlisiniz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Aug 2023 11:56:56 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1373</guid>

					<description><![CDATA[Sigaraya Ne Kadar Bağımlısınız? 1-Günün ilk sigarasını sabah uyandıktan ne kadar sonra içersiniz? 2-Günde kaç adet sigara içiyorsunuz? 3-Sigara içmenin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Sigaraya Ne Kadar Bağımlısınız?</strong></p>



<p><strong>1-Günün ilk sigarasını sabah uyandıktan ne kadar sonra içersiniz?</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>İlk 5 dakika içinde (3 puan)</li>



<li><span style="color: initial;">6-30 dakika içinde (2 puan)</span></li>



<li><span style="color: initial;">31-60 dakika içinde (1 puan)</span></li>



<li>1 saatten sonra (0 puan)</li>
</ol>



<p><strong>2-Günde kaç adet sigara içiyorsunuz?</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>31 ve daha fazla (3 puan)</li>



<li>21-30 adet (2 puan)</li>



<li>11-20 adet (1 puan)</li>



<li>10 ve daha az (0 puan)</li>
</ol>



<p><strong>3-Sigara içmenin yasak olduğu yerlerde sigara içmemek sizi zorlar mı?</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>Evet (1 puan)</li>



<li>Hayır (0 puan)</li>
</ol>



<p><strong>4-Günün hangi sigarasından vazgeçmek sizin için daha zordur?</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>Sabah ilk içilen sigara (1 puan)</li>



<li>Diğer zamanlarda içilen sigaralar (0 puan)</li>
</ol>



<p><strong>5. Sabahları günün diğer zamanlarına göre daha fazla sigara içiyor musunuz?</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>Evet (1 puan)</li>



<li>Hayır (0 puan)</li>
</ol>



<p><strong>6. Yatmanızı gerektirecek kadar hasta olduğunuz zamanlarda da sigara içer misiniz?</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="a">
<li>Evet (1 puan)</li>



<li>Hayır (0 puan)</li>
</ol>



<p><strong></strong></p>



<p>Sizin Puanınız Kaç ?</p>



<p><strong>SONUÇ:</strong></p>



<p>• 0-2 puan arası&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8211;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Çok hafif</strong> bağımlılık</p>



<p>• 3-4 puan arası&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8211;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Hafif</strong> bağımlılık</p>



<p>•&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 5&nbsp; puan&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8211;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Orta</strong> derecede bağımlılık</p>



<p>• 6-7 puan arası&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8211; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>İleri</strong> derecede bağımlılık</p>



<p>• 8-10 puan arası &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &#8211; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Çok ileri</strong> derecede bağımlılık</p>



<p></p>



<p class="has-text-align-center"><a rel="noreferrer noopener" href="https://www.drmesutersoy.com/sigara-birakma/" data-type="URL" data-id="https://www.drmesutersoy.com/sigara-birakma/" target="_blank"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><strong>Sigarayı Nasıl Bırakabilirim?</strong></mark></a></p>



<p class="has-text-align-center"><a rel="noreferrer noopener" href="https://www.drmesutersoy.com/sigara-nasil-bagimlilik-yapiyor/" data-type="URL" data-id="https://www.drmesutersoy.com/sigara-nasil-bagimlilik-yapiyor/" target="_blank"><mark style="background-color:rgba(0, 0, 0, 0)" class="has-inline-color has-vivid-red-color"><strong>Sigara Nasıl Bağımlılık Yapıyor?</strong></mark></a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/sigaraya-ne-kadar-bagimlisiniz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OZON TEDAVİSİ VE YARARLARI</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/ozon-tedavisi-ve-yararlari/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/ozon-tedavisi-ve-yararlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2023 12:49:53 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1319</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong>            OZON TEDAVİSİ </strong></p>
<p><strong>            </strong>Ozon; 2 atomlu ve atmosferde bulunan oksijene (O2) bir oksijen molekülü daha eklenerek oluşturulan, oksijenin O3 formunda yüksek enerjili bir şeklidir. Renksiz ve kokusuz olan oksijenin aksine ozonun kendine has karakteristik bir kokusu bulunmaktadır.</p>
<p><strong>            </strong>Ozon gazı ilk kez 1840 yılında Alman kimyacı Christian Frederick Schonbein tarafından keşfedilmiştir. 1860 yılında Monako şehrinin su arıtma tesisinde dezenfeksiyon amacıyla ozon gazı kullanılmaya başlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı esnasında ise Alman askerlerinde yaralanma sonrasında gazlı gangren, enfeksiyon, yanık ve fistüllerin tedavisinde kullanılmıştır. 1880 – 1932 yılları arasında ise ozon gazının kullanımı Amerika’da alternatif ilaç olarak kullanılmıştır. İlk kez 1840 yılında keşfedilme ve kullanılmaya başlanmasına rağmen ozon gazının tıbbi amaçlı kullanımı ile ilgili ilk bilimsel çalışma Dr. Erwin Pyre tarafından 1932 yılında yapılmıştır.  Dr. Erwin Pyre ozonu cerrahi hastalarında kullanmış ve çalışmasının sonuçlarını 59. Alman Cerrahlar Birliği Toplantısında sunmuştur. Dr. Erwin Pyre’nin bu çalışması ile bugün bilinen adıyla ozon tedavisinin başlangıcını oluşturmuştur. Günümüzde bir çok ülke hekimleri tarafından geçerliliği kabul görmüş tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.</p>
<p><strong>            </strong>O3 formunda bulunan ozon gazı normal oda sıcaklığında 30 dakikada parçalanırken, biyolojik ortamlarda hızla oksijen (O2) ve oksijen radikallerine (O-) dönüşerek vücutta kontrollü bir oksidatif stres oluşturur.</p>
<p><strong>            </strong>Ortaya çıkan oksijen, kanda bulunan ve görevi dokulara oksijen taşımak olan hemoglobinlere bağlanır. Tek kalan oksijen molekülü ise vücut için istenmeyen bir durumdur ve vücutta oksidatif bir stres oluşturur. Oluşan bu oksidatif stres durumu vücut tarafından bir tehlike ve tehdit olarak algılanır. Bu durumu bertaraf etmek amacıyla vücudun antioksidan savunma sistemlerini etkileyen sitokinlerin salınımı artar.  Ozonun plazma ile teması ile birlikle özellikle Hidrojen Peroksit (H2O2) adı verilen enzim aktive olur ve ozon esas etkisini hidrojen peroksit aracılığı ile gösterir. Hidrojen peroksitin artışı vücuttaki diğer antioksidan sistemlerin de devreye girmesini sağlar.</p>
<p><strong>            </strong>Vücut tarafından istenmeyen bu oksidatif durumun sağlanması ve vücuda zararlı olmaması için verilecek ozonun tedavi edici dozlarda olması gerekmektedir.</p>
<p><strong>            ANALJEZİK ETKİ :</strong> Zincirleme reaksiyonlar sonucunda ortaya çıkan araşidonik asit; prostoglandin adı verilen enzim sentezlenmesini uyarır ve vücutta anti-enflamatuar yani iltihap önleyici etkilere, kan akımında artışa, dokuların oksijenlenmesinde artışa ve ağrı reseptörlerinin etkisinde azalma ve kaslarda gevşemeye neden olarak analjezik (ağrı kesici) etkiler sağlamaktadır.</p>
<p><strong>            İMMUNSTİMÜLAN ETKİ</strong>: Vücudun savunma sisteminin en önemli parçalarından olan makrofaj ve lökositlerin ozona ve tek kalan oksijene maruz kalması ve hidrojen peroksitin artışı sonucunda bağışıklık sistemi hücrelerinin (interferon, TNF-alfa, IL-2 gibi sitokin ve lenfokinler) uyarılmasını artar. Bu reaksiyonlar sonucunda vücudun bağışıklık sisteminin uyarılması sağlanmış olur.</p>
<p><strong>            KAN DOLAŞIMINA OLAN ETKİ:</strong> Ortaya çıkan bu enzimatik reaksiyonlar damar duvarından Nitrik Oksit (NO) adı verilen bir molekülün salınmasına neden olur. Nitrik Oksit, damarda genişlemeye neden olarak kan akımının artışı, kan damarlarının daha elastik ve esnek bir yapı kazanması, damarlarda plak oluşumuna engel olarak ateroskleroz adı verilen damar iç yapısının daralmasına engel olması, pıhtılaşmada görevli olan trombosit üretimini artırması ve trombositlerden bulunan büyüme faktörleri aracılığıyla kanlanma bozukluğu veya ülserli dokularda iyileşmesine yardımcı olmaktadır.</p>
<p><strong>            ENERJİ METABOLİZMASINA ETKİ: </strong>Ortaya çıkan bu enzimatik reaksiyonlar; asıl görevi eritrositleri (kırmızı kan hücreleri, alyuvarlar) korumak olan glikoz – 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzim aktivitesinde artış, aerobik glikolizin artışı ile glikozun hücre içine girişinde artmaya neden olarak kan şekerinde azalma, 2,3-difosfogliserat (DPG) enziminde belirgin bir artışa neden olarak hemoglobinlerin taşıdığı oksijeni dokulara bırakmasını sağlayarak dokularda oksijenlenmesinin artmasına neden olmaktadır. Ayrıca antioksidan sistemlerin kan dolaşımındaki lipidlerle doğrudan bir etkileşime girerek yağ asitlerinin parçalanmasını sağlayarak kan lipid profiline olumlu bir etki sağlamaktadır.</p>
<p><strong>            ANTİMİKROBİYAL ETKİ:</strong> Ozonun güçlü oksidatif özellikleri nedeniyle tüm bakteri, mantar, virüs ve parazit türlerine karşı öldürücü bir etkisi bulunmaktadır. Vücudun antioksidan etkilerinin güçlü olması ve ozonun tedavi edici dozlarda uygulanması nedeniyle bu oksidatif durum insan hücrelerine bir zararı bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>            İYİLİK HALİNE ETKİ</strong>: Beynimiz ağırlık olarak vücudun %3’lük bir kısmını oluşturmasına rağmen vücuda giren oksijenin dörtte birini beyin tüketir. Dolayısıyla ozonun etkisiyle artan doku oksijenlenmesi, beyni de olumlu olarak etkiler.</p>
<p><strong>            </strong>Artan metabolizma endorfin ve melatonin hormonlarının salınımında, sinirsel iletişimin yoğunluğunu ve kalitesinde artışa neden olur. Endorfin ve melatonin hormonlarının artışına paralel olarak kişinin daha zinde, daha enerjik olmasını, halsizlik, isteksizlik, uykusuzluk, enerji azlığı, konsantrasyon güçlüğü, kronik yorgunluk, yaygın kas ağrıları, depresyon, anksiyete gibi şikayetlerinde azalmaya neden olmakta ve kişinin iyi hissetmesini sağlamaktadır.</p>
<p><strong>            DETOKS ETKİSİ:</strong> Ozonun oluşturduğu etkiyle karaciğer hücrelerinde mikrozomal sistemin aktive olmasını sağlayarak vücutta bulunan fenol, pestisit, ilaç atıkları, toksik, asidik maddeler ve diğer serbest radikalleri azaltarak detoks etkisi oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>            CİLT HASTALIKLARINA ETKİSİ: </strong>Ozonun güçlü oksidatif özellikleri nedeniyle tüm bakteri, mantar, virüs ve parazit türlerine karşı öldürücü etkisi nedeniyle cilt ve mukozalarda bulunan bakteri, mantar ve virüs enfeksiyonlarına karşı etkili bir tedavi yöntemidir.</p>
<p><strong>            </strong>Hastalık nedeniyle uzun süre yatmaya bağlı ortaya çıkan bası yaraları (dekubitus ülserleri), bacaklarda ortaya çıkan ciddi yaralar (ulkus kruris), şeker hastalarının iyileşmeyen yaraları, ameliyat sonrası zor iyileşen yaralar ozon tedavisinin temel uygulama alanlarından biridir.</p>
<p><strong>            </strong>Cilt hastalıklarında ozonun kan yoluyla verilmesi haricinde ozonlu yağlar, torbalama ya da ozon sauna yöntemi ile sorunlu deri bölgesine bölgesel olarak ozon gazı verilmesi de etkili olmaktadır.</p>
<p><strong>            </strong>Ozon gazı tedavi amacıyla farklı uygulamalar şeklinde uygulanabilmektedir. Hangi hastalıkta hangi uygulamanın tercih edileceği, hangi uygulamanın daha sağlıklı olacağı hasta ve hekimin ortak vereceği bir karardır.</p>
<p><strong>            MAJOR OTOHEMOTERAPİ:</strong> Hastadan alınan kanın ozonlandıktan sonra tekrar damardan hastaya verilmesi işlemidir<strong>. </strong>Hastadan steril bir şekilde özel vakumlu şişeler aracılığı ile 50-100 ml (yaklaşık bir çay bardağı) kan alınır. Ozon jeneratörü tarafından uygun dozda hazırlanan ozon gazı hastanın kanının bulunduğu vakumlu şişeye ilave edilir. Ozon ve kan karıştırıldıktan sonra yavaş bir şekilde tekrar aynı damardan hastaya verilir. Bu yöntemde ozon uygulaması yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir.</p>
<p><strong>            MİNOR OTOHEMOTERAPİ:</strong> Hastadan alınan 2-10 ml miktarında kanın ozonlandıktan sonra kas içerisinden hastaya verilmesi işlemidir<strong>. </strong>Major otohemoterapide olduğu gibi yine damardan kan alınır. Ancak bu sefer 2-3 ml miktarında alınır. Alınan kan, ozon gazı ile karıştırılarak kas içerisine edilir.</p>
<p><strong>            ENJEKSİYON YÖNTEMİ</strong>: Ozon cihazı tarafından uygun dozda hazırlanan 3-6 ml miktarında ozonun cilt altına, rektum, vagina ya da eklem boşluğuna verilmesidir.</p>
<p><strong>            TORBALAMA YÖNTEMİ</strong>: Tek kullanımlık bir torba vasıtasıyla ozon gazının cilde uygulanması işlemidir. Özellikle kol ve bacak yaralarında uygulamanın yapılacağı bölge tek kullanımlık torba içerisine hava almayacak şekilde konulur. Özel bir sistemi ile torba içerisine ozon gazı verilerek yaralı bölgenin ozonlanması sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>            OZONLU YAĞ UYGULAMASI:</strong> Ozonun zeytinyağı içerisine eklenmesi ile oluşturulur. Ozon belirli zaman aralıklarında zeytinyağı içerisine ilave edilir ve zeytinyağının ozonla kıvam alması sağlanır. Ozonlanmış yağ özellikle cilt hastalıklarında kullanılmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.drmesutersoy.com/ozon-sauna/"><strong><span style="color: #ff0000;">            OZON SAUNA – TRANSDERMAL OZON UYGULAMASI YÖNTEMİ</span></strong></a>: Özel olarak tasarlanmış, sıcak buharlı kabinde ozon gazının cilt yoluyla kişiye uygulandığı, sauna keyfi ile birlikte ozon tedavisinin sağlandığı bir uygulamadır. Sıcaklığın etkisi ile açılan gözeneklerden kabin içerisine verilen ozon ciltten emilerek kan, lenf ve yağ dokusuna geçerek etki sağlamaktadır. İnfrared (kızılötesi) özellikli ozon saunalar klasik saunaların aksine havayı ısıtmak yerine doğrudan vücuda odaklanarak vücut ısısının artmasını sağlamaktadır. Bu etki sonucunda klasik saunalara göre yedi kat daha fazla terleme oluşturarak derinin 4-6 altına kadar etki etmektedir.</p>
<p><strong>            </strong><span style="color: #ff0000;"><a style="color: #ff0000;" href="https://www.drmesutersoy.com/ozon-sauna/"><strong>Ozon Sauna hakkında Detaylı Bilgi için Tıklayın</strong></a></span></p>
<p><strong>            </strong>Dr.Mesut Ersoy</p>
<p>&nbsp;</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
</section>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/ozon-tedavisi-ve-yararlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Probiyotik Nedir?</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/1294-2/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/1294-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Mar 2023 10:40:32 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1294</guid>

					<description><![CDATA[                                       ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>                                                <img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1303 aligncenter" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik-300x169.jpg" alt="" width="376" height="212" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik-300x169.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik-1024x576.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik-768x432.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik-1200x675.jpg 1200w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik-150x84.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/probiyotik.jpg 1280w" sizes="(max-width: 376px) 100vw, 376px" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>                                                  PROBİYOTİK NEDİR?</strong></p>
<p>          Bakteri lafını duyduğumuzda aklımıza ilk olarak &#8220;<strong><em>hastalık</em></strong>&#8220;, &#8220;<strong><em>mikrop</em></strong>&#8221; gibi olumsuz kavramlar gelmektedir. Ancak vücudumuz için yararlı ve gerekli birçok bakteri bulunmaktadır. Genel olarak bu bakterilere probiyotikler adı verilmektedir.</p>
<p><strong>          <em>Probiyotikler</em></strong> bağışıklık sisteminin desteklenmesi, vitamin sentezi, sindirime yardımcı olma, kilo verme ve zararlı bakterilerin çoğalmasına engel olmak gibi birçok yararı bulunmaktadır.</p>
<p>Kısaca probiyotikler, belirli miktarlarda alındıklarında sağlığı olumlu yönde etkileyen mikroorganizmalardır. Probiyotikler besinlerin fermente edilmesi, daha uzun süre saklanabilmesi, besleyici özelliklerini ve vitamin içeriklerini arttırması amacıyla kullanılmaktadır.</p>
<p>Probiyotik olarak kullanılacak bakteriler; barsak florasından elde edilmiş, canlı, mide ve safra asitlerine dayanıklı olmalıdır. Barsak hücrelerine uyumlu ve kolonizasyon sağlayabilmelidir. Probiyotiklerin besinsel kaynakları Laktobasiller, Bifidobakteriler, Enterokoklar ve Streptokokların kullanıldığı fermente yoğurtlar, peynir, kımız, kefir, turşu, ekmek, bira ve şaraptır.</p>
<p><strong>       </strong><strong>Prebiyotikler </strong>ise, yararlı kolon bakterilerinin çoğalmasını destekleyerek kişinin sağlığını olumlu yönde etkileyen, fermente olabilen ve sindirilmeyen karbonhidrat grubu besin bileşenleridir.</p>
<p style="text-align: left;">          Erişkin kolon mikroflorasında 500 kadar farklı türde bakteri vardır, bunun %99’unu 30-40 çeşit tür oluşturmaktadır. Son zamanlarda mikroflora yerine mikrobiyata terimi kullanılmaktadır.</p>
<p>          Probiyotik ve Prebiyotiklerin yararlı etkilerini şu başlıklar altında toplayabiliriz:<br />
1. Barsak epitel hücrelerinin büyümesini teşvik eder<br />
2. Enteropatojenler ve bunların toksik maddelerinden korunma sağlar.<br />
3. Özellikle karbonhidrat ve protein sindirimine yardımcı olur<br />
4. Gaita özelliklerini belirler (%60 flora bakterileridir)<br />
5. Fonksiyonel ve inflamatuvar bağırsak hastalıklarında etkileri vardır.<br />
6. Mineral absorpsiyonunu düzenleyici etkileri<br />
7. Vitamin üretimi (özellikle K2) ve emilimi<br />
8. İmmün sistem regülasyonu ve antikor üretimi üzerindeki etkileri<br />
9. Alerjik ve cilt hastalıkları üzerinde etkileri<br />
10. Kan lipid düzeyleri üzerinden kardiyovasküler hastalıklara etkileri<br />
11. Barsak sisteminden gelecek toksinlerin azaltılması ile hepatoensefalik etkileri<br />
12. İmmun sistem ve epitelyum gelişimi kontrolü ile kanserden koruyucu etkileri</p>
<p><strong>          PROBİYOTİKLERİ NASIL KULLANMALIYIZ?</strong></p>
<p>Probiyotik kullanımının bir uzman danışmanlığı ile birlikte alınması önemlidir. Bağırsak düzeninize, beslenme alışkanlığınıza ya sağlık açısından ihtiyacınıza göre farklılıklar gösterebilmektedir.</p>
<p>Tüm ilaç ve takviyelerde olabileceği gibi probiyotik kullanımı esnasında ishal, kabızlık, gaz, mide bulantısı, ciltte kaşıntı döküntü alerjiler, baş ağrısı gibi yan etkiler görülebilmektedir. Bu yüzden düşük dozlarda başlanarak vücudun tepkisine göre doz düzenlemesi yapmak önemlidir.<br />
Probiyotikler genellikle yemekten hemen önce ya da yemeklerle birlikte kullanılabilir.<br />
Probiyotik kullanımında etkinin görülebilmesi için en az 4 haftalık bir kullanım yararlı olmaktadır. Probiyotik kullanımın bırakılması sonucunda eğer beslenme düzeninizde probiyotik içerikli gıdalardan fakir bir beslenme tarzınız varda 2-3 hafta içerisinde bağırsak florası tekrar eski haline dönebilir. Bu yüzden probiyotik içerikli gıdalarla beslenmek veya periyodik olarak takviye probiyotik kullanımı yarar sağlamaktadır.<br />
Bağışıklık sistemi hastalığı olan ya da ağır ve kronik bir hastalığı olanların kendilerini takip eden doktorlarının bilgisi ve onayı olmadan probiyotik takviye kullanmamaları çok önemlidir.</p>
<p><strong>          PROBİYOTİK KULLANIMINDA NELERE DİKKAT ETMEM GEREKİR?</strong><br />
Öncelikle kullanmayı düşündüğünüz probiyotik desteği bakteri veya bakteri karışımlarından oluşmaktadır. Takviye preparatın içerisinde bulunan bakterilerin özelliğine göre vücudumuzda oluşturduğu etki de değişkenlik gösterebilmektedir. Bazı probiyotikler gaz veya şişkinlik gibi rahatsızlıklarınıza iyi gelirken, bazıları ishal durumunda, bazıları ise kabızlık durumlarında kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>          BAKTERİ SAYISI ÖNEMLİ Mİ?</strong><br />
Probiyotik takviyelerinin gücü ve etkisi içerisinde bulunan bakterinin koloni oluşturan birimlerin sayısı (CFU) ile ölçülmektedir. CFU seviyesinin artması güç ve etkinliğini artırmaktadır. CFU seviyesindeki artışa paralel olarak kullanacağınız probiyotiğin fiyatı da artış göstermektedir.</p>
<p><strong>          HANGİ ŞİKAYETLERDE HANGİ PROBİYOTİĞİ TERCİH ETMELİYİM?</strong></p>
<p><strong>          Kabızlık :</strong> Kabızlık ya da kabızlıkla seyreden spastik kolon sendromunuz varsa B.Lactis, B. Longum, L. Asidoflus, L. Reuteri, L. Plantarum suçlarının bulunduğu probiyotik takviyeleri tercih edilmektedir.</p>
<p><strong>          İ</strong><strong>shal :</strong> İshal şikayetlerinde S. Boulardii, Saccharomyces ve Bifidobacterium türleri tercih edilmektedir.</p>
<p><strong>          Gaz ve Şişkinlik :</strong> Gaz, karın bölgesinde şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleri olanlarda; L. Plantarum, U299 bifidobakteri, S. Celevisiae ile bazı laktobasil karışımları tercih edilmektedir.<strong>     </strong></p>
<p><strong>          Kilo Fazlalığı : </strong> Kilo fazlalığından dolayı probiyotik desteği kullanmak isteyenler Lactobasil ve bifidobacterium ailesine ait suşlar  önerilmektedir.<strong>          </strong></p>
<p><strong>          Bağışıklığı Destekleme :</strong> Bağışıklığı desteklemek amacıyla L. Gasseri, L. Crispatus ve B. Bifidon, B. Longum, L. Caseli ve L. plantarum içerikli probiyotikleri tercih edilmektedir.</p>
<p>Herhangi bir sağlık şikâyetiniz olmasa dahi genel sağlık yararınızı artırmak için 4-8 hafta süreyle probiyotik desteği kullanmak genel sağlığınıza yarar sağlayacaktır. Bunun için Lactobasillus ve Bifidobacterium ailesine ait probiyotikler yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>          BAZI ÖNEMLİ PROBİYOTİK BAKTERİLER</strong></p>
<p><strong>          LACTOBASILLUS ACIDOPHİLUS</strong><br />
Üzerinde en fazla araştırmanın yapıldığı bir bakterilerden biridir. Gastrointestinal sistem ve vaginada bulunmaktadır. Asidolin, asidofilin, laktobasilin, laktosin ve bunlar gibi antibiyotik maddeler üreterek zararlı bakterilerin ortamda çoğalmasına engel olur.<br />
Bağırsaklarda doğal olarak bulunan bir bakteri türüdür. Doğal olarak yoğurt ve kefirde bulunmaktadır. Laktaz adı verilen bir enzim üretir ve sütte bulunan şeker olan laktozu laktik aside çevirir.</p>
<p> Lactobacillus acidophilus kolesterolü düşürmede diğer probiyotikler türlerinden daha etkilidir.<br />
 İshali azaltır ve önler.<br />
 Kilo vermeye yardımcı olabilir<br />
 Karın ağrısı, şişkinlik ve olağan dışı bağırsak hareketleri ile seyreden İrritabl bağırsak sendromu belirtilerinin iyileştirilmesine yardımcı olmaktadır.<br />
 Bağışıklık sistemini geliştirir. Böylece viral enfeksiyon riskini azaltır.<br />
 Burun akıntısı, burun tıkanıklığı gibi polen alerjisi belirtilerini azaltır.<br />
 Egzama belirtilerini önler<br />
 Bağırsak sağlığı için faydalı bir bakteri türüdür.</p>
<p><strong>          LACTOBASILLUS RHOMNOSUS</strong><br />
Bağırsak duvarına sıkı bir şekilde yapışma özelliğine sahiptir ve bu özelliği sayesinde bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin çoğalmasına destek olmaktadır.<br />
Yağ kütlesinin azalmasını destekleyerek kilo kaybına neden olur ve insülin direncinin etkisini azaltmaktadır.<br />
Karaciğerde yağ birikimini azaltarak alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığına karşı koruma sağlar.<br />
Bağırsak enfeksiyonlarına karşı koruma sağlayarak ishal oluşumunu önlemektedir.<br />
Dişlerin çürümesine neden olan Streptococcus mutansın ağız bölgesindeki sayısını azaltıcı etkisi vardır.<br />
Gıda alerjilerine ve alerjik reaksiyonlara karşı koruyucu etkisi vardır.<br />
Organofosfat pestisitlerin emilimini ve zararlı etkilerini azaltıcı etkisi vardır.</p>
<p><strong>          LACTOBASILLUS PLANTORUM</strong><br />
Genel olarak lahana turşusu, turşu, salamura zeytin gibi birçok fermente bitki ürününde bulunur.<br />
L. Plantorum; antikanser, antienflamatuar, antiobezite ve antidiyabetik özellikleri olan bir antioksidandır. L.Plantorum ayrıca Bağırsaklarda Vit-B üretimini sağlar, demir ve kalsiyumun emiliminin ise artmasını sağlamaktadır.<br />
Bağırsaklarda biriken toksin ve ağır metallere karşı da etkilidir. Özellikle alüminyum birikimini azaltır ve bakır atılımını artırarak bakır maruziyetinin neden olduğu oksidatif stresi tersine çevirir.<br />
Yapılan çalışmalarda L.Plantorum’un farelerde anksiyete benzeri davranışları azaltırken, lokomotor aktivitesi, dopamin ve serotonin seviyelerini artırdığı ifade edilmiştir.<br />
Vücut ağırlığını, yağ kitlesini, açlık kan şekerini, serum insülin ve leptin seviyelerini ve pro-inflamatuar belirleyicileri azaltıcı etkisi vardır. Ayrıca gıda alımını, kan glukoz seviyesini, glikoz ile hemoglobin düzeyini ve leptin düzeylerini azaltıcı etkileri de vardır.</p>
<p><strong>          BIFIDOBACTERIUM LONGUM</strong><br />
Bifidobacterium ailesinin sağlığımız için faydalı olduğu düşünülen 32 farklı türü vardır. Çoğunlukla bağırsakta yaşamaktadır. Doğum sonrasında bağırsaklara yerleşmeye başlayan ilk bakterilerden biridir. Mide asidi ve safraya dirençlidir.<br />
B. longum genel olarak bitki liflerini fermente eder. Bağışıklık sistemini uyarmaya ve iltihabı azaltmaya yardımcı olur.<br />
B. longum vücutta iltihaplanma ve oksidatif stresi artıran bazı kimyasalların üretimini azaltmaktadır. Kısa vadede bu kimyasallar enfeksiyonla savaşan ekstra enzimlerin üretimi için gerekli olabilir, ancak uzun süreli aşırı oksidatif stres hücrelerin ölümüne, otoimmün bozukluklara, nörolojik bozulmaya ve fibromiyalji ve kronik ağrı gibi kronik durumlara yol açabilmektedir.<br />
B. longum, kaygı giderici bir probiyotik olarak bilinmektedir. Etki mekanizması net değildir, ancak yerel bağırsak sinirlerini uyararak beyne kaygıyı hafifleten sinyaller göndermektedir. Genellikle “psikobiyotik” olarak sınıflandırıldığı kabul edilir.<br />
B. longum, insan sağlığını iyileştirmek için iki farklı şekilde kullanılır: bağışıklık uyarıcı enzimlerin üretimi ve kompleks çözünür liflerin emilebilen daha küçük bileşenlere parçalanması. Bir probiyotik olarak, bağırsakta hangi bakterilerin hayatta kalacağını kontrol etmeye yardımcı olur.</p>
<p><strong>          BIFIDOBACTERIUM INFANTIS</strong><br />
Bifidobacterium infantis’te B.Longum gibi hem yeni doğan bebeklere hem de yetişkinlere birçok fayda sağlayan laktik asit üreten bir bağırsak bakterisidir.<br />
B. infantis, yeni doğan bebeklerde olduğu gibi çocuk ve yetişkinlerin de genel sağlık ve yemek sonrası gastrointestinal sistem rahatsızlıklarının daha az yaşanmasına destek olması için bağırsaklarında belirli bir denge halinde bulunması gerekmektedir.<br />
B. infantis bağışıklık sistemini destekleyerek bağırsaklarda zararlı bakterilerin çoğalmasının önlenmesine yardımcı olmaktadır.</p>
<p><strong>          LACTOBACİLLUS HELVETİCUS</strong><br />
Lactobacillus helveticus, İsviçre peyniri yapımında sıklıkla kullanılan peynir kültürlerinden biridir. Uyku kalite ve süresini iyileştirme, kan kalsiyum düzeyinde artış, parathormon seviyesinde azalma ve ACE inhibitörü üretimini sağlayarak kan basıncının azaltılmasını sağlayıcı etkileri bulunmaktadır.</p>
<p>Dr. Mesut Ersoy</p>
<p><strong>KAYNAKLAR</strong><br />
1. KARAKAN, Mustafa. ELMACIOĞLU, Mustafa Ali. Probiyotikler-Prebiyotikler ve Bağışıklık Sistemi. Bilimsel Tamamlayıcı Tıp, Regülasyon ve Nöralterapi Dergisi Cilt 10, Sayı 1 : 2016<br />
2. https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/osman-muftuoglu/probiyotik-kullanma-rehberi-41140088<br />
3. https://www.probiyotix.com/lactobacillus-acidophilus-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/<br />
4. https://www.diyetz.com/lactobacillus-acidophilus/<br />
5. https://saglikliolalim.com/lactobacillus-rhamnosus/<br />
6. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25433553/<br />
7. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24299712/<br />
8. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3903470/<br />
9. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26365389/<br />
10. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4155824/<br />
11. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4155824/<br />
12. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25851101/<br />
13. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27520820/<br />
14. https://saglikliolalim.com/lactobacillus-plantarum/<br />
15. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4705246/<br />
16. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27480344/<br />
17. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4594053/<br />
18. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/25977032/<br />
19. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26610803/<br />
20. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4659595/<br />
21. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26620542/<br />
22. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26522841/<br />
23. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/26925603/<br />
24. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/24131682/<br />
25. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4353445/<br />
26. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/27552342/<br />
27. https://www.probiyotix.com/bifidobacterium-longum-nedir-ne-ise-yarar/<br />
28. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4997396/<br />
29. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36039996/</p>
<p>3336</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/1294-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ozon Sauna</title>
		<link>https://www.drmesutersoy.com/ozon-sauna/</link>
					<comments>https://www.drmesutersoy.com/ozon-sauna/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Mesut Ersoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Mar 2023 13:50:15 +0000</pubDate>
				<guid isPermaLink="false">https://www.drmesutersoy.com/?p=1168</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<section class="wpb-content-wrapper"><div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element" >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-1201" src="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz-300x169.jpg" alt="" width="566" height="319" srcset="https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz-300x169.jpg 300w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz-1024x576.jpg 1024w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz-768x432.jpg 768w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz-1200x675.jpg 1200w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz-150x84.jpg 150w, https://www.drmesutersoy.com/wp-content/uploads/2023/03/Yeni-Yasinizda-Mutluluklar-Dileriz.jpg 1280w" sizes="(max-width: 566px) 100vw, 566px" /></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.drmesutersoy.com/ozon-tedavisi-ve-yararlari/">Ozon Tedavisi ve Yararları Hakkında Detaylı Bilgi İçin&#8230;</a></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>OZON SAUNA NEDİR?</strong></span></p>
<p>Ozon Sauna özel olarak tasarlanmış, sıcak buharlı kabinde ozon gazının cilt yoluyla kişiye uygulandığı, sauna keyfi ile birlikte ozon tedavisinin sağlandığı bir uygulamadır.</p>
<p><strong>OZON NEDİR?</strong></p>
<p>Ozon; 2 atomlu ve atmosferde bulunan oksijene (O2) bir atom daha eklenerek oluşturulan, oksijenin O3 formunda yüksek enerjili bir şeklidir. Oda sıcaklığında renksiz ve karakteristik bir kokusu bulunmaktadır.</p>
<p><strong>OZON TEDAVİSİ NE ZAMANDAN BERİ KULLANILMAKTADIR? </strong></p>
<p>Ozon ilk kez 1785 yılında kimyager Joseph Martin tarafından keşfedilmiş ve 1840 yılında Alman kimyacı Schöbein tarafından ilk kez insanlar üzerinde kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p><strong>OZON TEDAVİSİ HANGİ AMAÇLA KULLANILMAKTADIR?</strong></p>
<p>Ozon tedavisi bazı hastalıkların tedavisinde veya sağlıklı bireylerde iyilik hali oluşturmak amacıyla farklı uygulamalar şeklinde kullanılmaktadır.</p>
<p>Ozonun kişiden alınan kan ile karıştırılıp, tekrar damara veya kas içine verildiği majör ve minör ozon, kişinin vücut boşluklarına, kulak, rektal, intravaginal veya eklem içine olacak şekilde uygulanan lokal ozon uygulamaları bulunmaktadır.</p>
<p>Ozon Sauna ise özel olarak üretilmiş sıcak buharlı kabinde ozon gazının cilt yoluyla kişiye uygulandığı bir uygulamadır.</p>
<p><strong>OZON SAUNA NEDİR?</strong></p>
<p>Ozon Sauna özel olarak tasarlanmış, sıcak buharlı kabinde ozon gazının cilt yoluyla kişiye uygulandığı, sauna keyfi ile birlikte ozon tedavisinin sağlandığı bir uygulamadır.</p>
<p><strong>OZON SAUNA NASIL ETKİ EDER?</strong></p>
<p>Ozon sauna ile ısı, derinin 4 ile 6 santimetre altına etki eder. Buharlı klasik saunaya göre yedi kat daha fazla terleme sağlar. Sıcaklığın etkisi ile açılan deri gözeneklerinden ozon ve oksijen emilerek vücudun kan, lenf ve yağ dokusuna geçer. Lenfatik sistemi toksinlerden arındırır, cildi temizler, kasları gevşetir, kan dolaşımını hızlandırır ve bakteri, virüs mantarları öldürür.</p>
<p><strong>OZON SAUNA SAĞLIKLI KİŞİLERE DE UYGULANABİLİR Mİ?</strong></p>
<p>Bazı hastalıkları tedavisinde olduğu gibi ozon saunanın yararlı etkilerini elde etmek isteyen herkese uygulanabilmektedir. Herhangi bir hastalığı olmamasına rağmen kendisini daha dinç hissetmek, bağışıklığını güçlendirmek isteyen kişiler de rahatlıkla kullanabilir.</p>
<p><strong>OZON SAUNA HANGİ AMAÇLA KULLANILIR?</strong></p>
<p><strong>Detoks etkisi :</strong> Terleme, akciğerler ve böbrekler gibi vücuttan uzaklaştırılması gereken toksik maddelerin atılması için önemli bir role sahiptir. Özellikle nikel, kurşun, bakır, arsenik, cıva gibi ağır metallerin atılmasında önemli role sahip bir detoksifikasyon aracıdır. Bu nedenle ozon sauna esnasında sıcak hava ve ozon gazının da etkisiyle vücudumuzda biriken toksinlerin hızlı bir şekilde ter yoluyla atılmasına yardımcı olmaktadır.</p>
<p><strong>Kan dolaşımın hızlanması :</strong> Sıcaklık ve ozonun etkisiyle kan dolaşımı hızlanır ve dokuların daha sağlıklı beslenmesini sağlar. Yapılan çalışmalarda tekrarlayan sauna tedavisinin kan damarlarında Nitrik Oksit salınımını artırarak kan damarlarını genişlettiği ortaya konulmuştur. Kan damarlarının genişlemesi ve kan akışının artışı kalp damar sağlığının artmasın ve dokuların daha fazla kanlanması ve oksijenlenmesini sağlamaktadır. Araştırmalar haftada 2-3 kez sauna tedavisini kalp hastalığı nedeniyle ölüm riskini %22 oranında azalttığı gösterilmektedir.</p>
<p><strong>Zayıflama :</strong> Artan vücut ısısı, dolaşımın hızlanması ve ozon/oksijen gazlarının etkisiyle vücutta kalori yakılmasını sağlar. Yaklaşık 30 dakikalık bir seans esnasında klasik buharlı saunalarda 400 kalori, far infrared özellikle saunalarda ise yaklaşık 600 kalori (10 km.koşan bir insanın harcadığı enerji) enerji harcanmasına neden olur. Böylelikle kilo vermeye yardımcı olmaktadır.</p>
<p>Ozon saunanın zayıflatıcı etkisi normal saunaya göre daha fazla ısı ve buhar verildiğinden dolayı yedi daha fazla olmaktadır. Yakılan kalori, saunanın ısısı ve kişinin beden özelliklerine, yaşına göre değişmektedir.</p>
<p>Sadece ter yoluyla ortalama 500-600 gram civarında bir kilo kaybına neden olmaktadır.</p>
<p>Yapılan çalışmalar düzenli kızılötesi sauna tedavisinin obez hastalarda, plazma ghrelin hormonu (açlık hormonu) konsantrasyonlarında artışa neden olmadan vücut ağırlığı ve vücut yağında önemli ölçüde azalttığını göstermektedir.</p>
<p><strong>Selülit giderme:</strong> Selülit, deri altında bulunan yağ hücrelerinin anormal birikmesi, toksin birikimi, hareketsiz yaşantı, kan dolaşımının azalması, cildin esnekliğini kaybetmesi gibi sebeplerle ortaya çıkan cildin belirli bölgelerinde çöküntü veya küçük çukurcuklarla kendini gösteren bir cilt lezyonudur.</p>
<p>Ozon sauna uygulaması ile cilt altında sıkışan yağ hücrelerinin parçalanması, kan dolaşımın hızlandırılması ve toksinlerin atılması gibi etkilerle selülit görüntüsünün kaybolmasını sağlar.</p>
<p>Ek başka bir uygulama gerekmeksizin 10-15 seanslık ozon sauna uygulaması ile selülitlerinizin en az % 80’ine veda edebilirsiniz. Genç sağlıklı, pürüzsüz ve parlak görünümlü cilt sağlayarak,  cilt lekelerini yok edilmesini sağlar.</p>
<p><strong>Vücut direncini artırma</strong> : Bağışıklık sistemimizi aktive ederek hastalıklara karşı direnç oluşturur. Bu aktivasyonu özellikle interferon ve interlökin-2 üretiminde artışa ve devam eden reaksiyonlarla bağışıklık sistemi hücrelerinin artışına neden olmaktadır.</p>
<p>Ciltteki mikroorganizmaları (bakteri, virüs, mantar) yok eder.</p>
<p><strong>Ağrı ve kronik yorgunluğu giderme :</strong> Dokularda bazı zararlı toksinlerin birikmesi, çeşitli nedenlere bağlı oluşan ödemler, dolaşım bozuklukları ve laktat birikimi ağrıya neden olabilmektedir. Isı, nem ve ozon oksijen yardımıyla artan dolaşım, azalan ödem ve toksinlerin ortamdan uzaklaştırılması ağrı hissinin yok olmasını sağlar.</p>
<p>Toksin atılımının haricinde kasların gevşemesi ve eklemlerdeki gerilimin azalmasını sağlayarak kas ve eklem ağrılarını azaltır. İnfrared Sauna ayrıca romatoid artrit, ankilozan spondilit ve fibromiyalji gibi kronik ağrıya neden olan hastalıklarda ağrı ve sertlik şikayetlerinin azalmasını sağlamaktadır.</p>
<p><strong>Yaşlanma etkilerinin azaltılması:</strong> Zararlı ışınlar, toksik maddeler deride bulunan hücrelerin yaşlanmasına, kurumasına ve buruşmasına neden olur. Uygun nem ve ozon oksijenin yardımıyla deri hücreleri daha sağlıklı hale gelirler. Yeni hücreler gelişir. Derinin üst tabakasında bulunan ölü ve yaşlı hücreler dökülerek alttan genç, sağlıklı hücrelerin gelmesi sağlanır.</p>
<p>Tüm bunların dışında oksijen beyin dokusunun beslenmesini sağladığından zihin daha iyi çalışır ve uykusuzluk, depresyon gibi şikayetlerin azalmasına da yardımcı olur.</p>
<p><strong>OZON SAUNANIN BİLİNEN BİR ZARARI VAR MIDIR? </strong></p>
<p><strong>KİMLER OZON SAUNA KULLANAMAZ?</strong></p>
<p>Ozon sauna tedavisinin kullanılmaması gereken durumlarla ilgili olarak Favizm &#8211; G6PDH (Glikoz 6-fosfat Dehidrogenaz Enzim Eksikliği), Basedow Graves tipi kontrolsüz hipertiroidi, masif kanamalı olanlarda, malign hipertansiyon ve ağır trombositopeni (pıhtılaşma bozukluğu) olan hastalarda ozon uygulamalarının yapılmaması gerekmektedir.</p>
<p>Bunların haricinde aşırı sıcak ortamın etkileyebileceği astım ve solunum yolu hastalıklarında, epilepsi hastalarında, yüksek tansiyonu olanlarda, hamilelerde, alkollü veya sakinleştirici bir ilacın etkisi altında bulunan hastalarda, panik atak şikayetleri olan ve sıcağa tahammülsüzlük gösteren hastalarda uygulama yapılmaması ya da dikkatli bir şekilde uygulanması gerekmektedir.</p>
<p><strong>OZON SAUNA KAÇ SEANS UYGULANMASI GEREKMEKİR?</strong></p>
<p>Ozon sauna seanslarının uygulanma sıklığı kişinin isteği ve beklenilen etkinin durumuna göre değişkenlik gösterebilir. Ancak ideal olarak haftada 2-3 seans olacak şekilde en az 10 seanslık bir planlama daha sağlıklı sonuçlar vermektedir. Her seans ortalama 15-30 dakika sürmektedir.</p>
<p>Ozon saunanın etkileri genellikle 6. seans sonrasında görülmeye başlamaktadır.</p>
<p><strong>OZON SAUNA SEANSI ÖNCESİNE VE SONRASINDA YAPMAM GEREKENLER NELERDİR?</strong></p>
<p>Ozon Sauna uygulamasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus kaybedilen sıvının yerine konulmasıdır. Bu nedenle dolayı seans öncesi ve sonrasında sıvı tüketimimizi artırın.</p>
<p>Sauna sonrasında mutlaka sade maden suyu için.</p>
<p>Seans öncesi ve sonrasında alkol kullanımından uzak durun.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><a style="color: #ff0000;" href="https://www.drmesutersoy.com/ozon-tedavisi-ve-yararlari/">Ozon Tedavisi ve Yararları Hakkında Detaylı Bilgi İçin&#8230;</a></strong></span></p>
<p>Dr. Mesut Ersoy</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
</section>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.drmesutersoy.com/ozon-sauna/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
